3 Ağustos 2008 Pazar

“AGUANTAR LAVARA COMO VENGA" (kılıç nereden gelirse gelsin dayanmak)

KAPTANIN SEYİR DEFTERİ (1.gün)

Bildiği en kolay “yırtma” ütopyası zorlu bir geceye yorgun olduğu için yenik düşmesiydi
Ki en kolay gecesinde bile kan revan içinde uyumaya çalışırdı.
Özlemi aynı geceye aynı sancılarla gebe bir başka yürekti topu topu…
Totaldeyse; “az”a kanaat ettiği hâlde “hiç”liğe lâyık görüldü.
Hiç biri umrunda değildi belki…
Ama kanına dokunurdu içgüdüsel bir “erdem” yüzünden.
Neticede savaşma sanatından yoksun düşsel bir kelebekti
Ve kanatlarına isabet eden şarapnel parçalarına şükretmekti en büyük lüksü…

KAPTANIN SEYİR DEFTERİ (2.gün)

Tınısal sessizliğine çare ararken sahipsiz yankılar duydu boşlukta
Kökeni belirsiz, kayıtsız, şartsız parazitler…
Çok sonraları fark edecekti ki her biri izafi güzellikte “yalnızlık” demolarıydı…
O an tövbe ettiği ne kadar “tekil”lik monologları varsa tükürür gibi tekrar etti.
Zırhını çıkardı ve az bir zaman önce depar atarak kaçtığı ve eli değerse omzuna yokolacağı hissine kapıldığı o kuyuya afili bir dalış yaptı.
Ve düşerken dibe, çıktığında hediye aldığı bir “aralık” kanatlarını nerede unutabileceğini düşündü, kanatsız ilk uçuşunda…
Gülümsedi ve “ah yazgı” dedi.
Kuyuda yankı…yankı…yankı…
Yüzeyde suyun en parıltılı kısmında bu yankı, “asorti” olarak yayıldı…

KAPTANIN SEYİR DEFTERİ (3.gün)

Son cemrede düştükten sonra yeryüzünde gidecek, kabul edilecek bir yer aradı.
Sanki bir zamanlar çok mühim bir tarafını bilmediği, görmediği bir yerde unutmuştu
Tebdil-i mekânda aradı nasibini ve uzun olmasından korktuğu ve katlanılır kılmaya çalışığı bir dönemi başlattı…

***


KAPTANIN SEYİR DEFTERİ (11. gün)

Kuyu hikâyelerini okudukça midesi bulanmış ve artık meyletmemeye başlamıştı.
Çünkü yer küre üzerinde diğer tüm cinsleri gibi bir “Mesih” beklentisine saplanıp kalmak,
Ve akabinde ve de detayında saplantılı düşler kurmak çok olağandı!
Başlangıcı olan her şeyin sonu olduğunu da öğrendiği gün,
“milat” sandığı bir gecenin sıradan bir gece ile bitirilişi manşetlerle taşınmadı gündemine…
Sonrasında bu hengâmeyi şiir defterine, peçeteye kaydetmeyi fuzulî gördü.
Ve yan çizdi “ağlama duvarı”na…

MZRKBL!

İsimler hem büyülüdür, hem büyücüdür…

1 yorum:

mca dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.